<
Psikoloji Sözlüğü

« Önceki | Sonraki »

8/7/2007

Güncel Politik Ve Ekonomik Perspektif

Gerçekleri Görebilmek.......

Hayat kişinin belli değerlere inanması ve inandığı o değerleri yaşamak için gösterdiği mücadeleden ibaret bir süreçtir. Buna doğumundan ölümüne kadar geçen tüm süreyi yaptıkları yapmadıkları tatminkar oldukları olmadıkları vb her şeyi katarak ulaşabiliriz. Bir toplumu ortak değerler ortak tarihsel ve kültürel paylaşımlar ve tabiki tüm bunlar temel alınarak ortak hedefler oluşturur. Ortak değerleri paylaşan insanlar biraraya gelerek devleti oluştururlar. Bu gün hangi aydın hangi fikir üreticisi ne şekilde yorum yaparsa yapsın aklın yolu birdir. Bana göre devleti tek tek bireyler oluşturur, bireylerde hayat içinde temelde iki sistemle yaşarlar. Aile sistemi ve bu sistemi devam ettiren Ekonomik sistem.

Kıymetli arkadaşlar şu gerçeği asla ve asla gözardı etmemeliyiz ki bir devlet kültürel değerleriyle vardır ve o değerlerle geleceğe huzur ve güvenle bakar. Bir topluluk düşünün onu kendi ruh kökünden mana tarihinden kopartırsanız tıpkı bir çınar gibi kökünden kopar ve yere düşer. Yere düşen koskoca çınar küçücük kurtçuklar tarafından parçalanır ve yok edilir. Devletlerde böyledir onu oluşturan bireyler kültüründen kopartılırsa ortak değerlerinden kopartılırsa bir çınar gibi yere düşer ve ufacık kurtçuklar tarafından yok edilir. Bu nedenle yaptığımız her yorumun mutlaka bir tarihsel temeli ve toplumsal vizyonu olmalıdır. Asla laf olsun diye temelsiz ve dayanaksız düşüncelere itibar etmemliyiz.

Tüm bunların ışığında ülkemizde bir tatarevalli siyaseti almış başını gidiyor. Bir tarafta AK Parti diğer tarafta CHP. Politik konjonktür öyle ayarlanmış ki; bunu beğenmedin şunu al şunu beğenmedin tekrar ve yine bunu al. Ülkemiz de birileri tarafından bir narkoz verilmiş ve birlerinin kucağına doğru toplum iteleniyor. Dünyayı kendi emellerine göre ayarlamış karanlık bir zihniyet tabi ki 1000 yıl o karanlığa dur demiş ecdadın torunlarına narkoz vermeden sinsi emellerini yerine getiremeyecek. Makalemin başında ifade ettim insan inandıklarını yaşayarak hayattan haz alır. Netice de herkesi kapatacak bir avuç toprak. Bir çok dönem milletle ve milletin yanındaymış gibi yaşayanlar makam hırsı ve hamasetiyle başkarım geçirerek adeta tırtırken kelebek oluveriyor. Kimse bunun nasıl olduğunu anlayamıyor. Çünkü belli sinsi tezgahlar önce seni aç bırakmış narkozlamış muhtac etmiş. Ne yazıkki tarladaki, fabrikada ki yada sokaktaki mehmet amcalar bunun farkında olamıyorlar. İlk 5 yılda manevi tahribat ki o yapıldı. İşte Toplumun temeli olan Aile sisteminin dibine dinamit konuldu. Bununla kalmayıp devletin kazanımları tek tek satıldı ve elde avuçta satılacak bir şey kalmadı. Özelleştirme küreselleşen dünya da önemli bir ekonomik hamledir ancak sağlam bir zemine oturtulmadan "babalar gibi satmak için" de özelleştirme asla yapılmaz. Ülkemizde son 5 yılda evet bir istikrarsızlık yaşamadık hamdolsun ancak burda olmayan bir başarıyı yapmayanlar sahiplenmeye kalkıyor. AB ile sosyal ve siyasi politikalar, IMF ile de ekonomik politikalar tamamen elden çıkmış belli güçlerin eline geçmiş. Bizimkiler sadece seyirci ve spikerlik yapıyor at başkasında joker başkası. Belli güçler bu süreçten memnun oldukları için tüm güçleriyle ikinci bir dönem için bir propaganda içersindeler. Bu hummalı gayretleri uzun vadede onların inandıkları değerlere ve arzuladıkları hayata zemin oluşturacak. İkinci aşamada son hamleyi yapıp ülkeyi kaosa sürüklemek ve adeta stalinin tavuğu gibi onlara muhtac etmek. Tabi ki hepimiz siyasi istikrarla birlikte ekonomik istikrarı yaşayıp huzur ve güveniçersinde hayatımızı idame ettirmek isteriz. Ancak bu süreç olmayanları var gibi hayatı toz pembe tablolarla anlatarak adeta toplumu bir çıkmaz sona doğru sürükleyerek olmamalı.

Değerli arkadaşlar

Bu tablo bizlere asla yakışmıyor ve adeta gözlerimizi kapatıp doğruya yanlış yanlışa doğru diyoruz. Bize ne olduysa adeta fehimler tutulmuş karaya ak, aka kara demeye başladık. Ülkemizde son 50 yıldır bir kardeş kavgası almış başını gidiyor. Sağ-Sol, Alevi- Sünni, Kürt- Türk vb yapıldı ve senaryolar hala devam ediyor. Artık asırlarca hoşgörü ve adalet timsali olmuş bir millet olarak bir kardeş kavim olarak basiretsiz ve şaşkın atışmaları bir kenara bırakmalıyız. Et tırnaktan nasıl ayrılmazsa bizde bu kardeşlerimizden asla ayrılamayız. Birni diğerinden ayıramazlar ayıramayacaklar. Artık silkinip kendimize gelmeliyiz Çanakkale de Galiçya da Plevne de Kore de Kıbrısta Viyana da Mercidabık da Şamda Sakarya da İzmirde Antepde dünyanın her tarafında nasıl birlikte omuz omuza savaştıysak bu gün de aynı ruh ve imanla geleceğimiz için müşterek düşmana karşı ortak refleksi koymak zorundayız. İşte biz bu inancımızla yaşamazsak tıpkı bir ağaç gibi kökten kopup parçalanırız. Tüm olarak yutamayanalar bizleri esir edip tek tek lokma lokma yutarlar. Ey toplum uyan kendine gel silkin ve FATİH, YAVUZ , KANUNİ, MUSTAFA KEMAL gibi dik dur başını dik tut. Bizim için vatan sevdası ve peygamber ocağı diyerek mehmetçik büyüten, silvandaki silopi de ki annemin odun taşıyan elleri, nasır tutmuş avuçları nasıl kutsal ve öpülmeye değerse, Toros dağlarındaki yörüğün yanık yüzü aynı şefkatle sevilmeye değerdir. Bizde ki mütevazi aşk ve kalbden gelen sevgi nasıl kutsalsa rize deki çayın kokusu, ıspartada gülün kokusu, Diyarbakırda şemmamenin tozu aynı aşkla yutulur koklanır. Bizler aynı şarkılarla oynar aynı türkülerle halay çekeriz.

Değerli arkadaşlar

Bizi biz yapan ortak değerlerimiz kültürel bağlarımız ve sahip olduğumuz inancımızdır. Misakı milli sınırları içersinde tüm bu değerlerle vatan birdir bölünemez. Bölünmeyi sadece ırksal ve sınırsal olarak değil maddi ve manevi tüm değerleri katarak reddediyoruz. Bizim bayrağımız Selahattin Eyyubi ile dalgalanmış medresei Yusufta manası anlaşılmış Fatihlerle destanı yazılmış Mehmetçiklerle de emanet alınmış Gazi Mustafalarla ebediyyete dalgalanmıştır.

Ümid ediyoruz ki 22 temmuz sabahında tüm kalbler gerçeği görecek akıllar aydınlanacak tutulmuş fehimler yeniden hak olanı tutup kaldıracaktır. Ülkemizin her bölgesi için önce ekonomik yatırımlar sonra kültürel ve manevi kardeşlik bağları yeniden güçlü ve bağımsız bir toplumun ayak sesleri olacaktır. Bu ülke başkarım geçiren bir iki gözü kapalı kişilere bırakılacak kadar düşmedi. Diyarbakırda dolaşırken surların yanında yüzlerce işsiz kardeşimi gördüm. Ne var ne yok satmış kapatmışsın ne yapacak benim kardeşim hangi işle meşgul olacak. Sen 5 yılda tek bir fabrika kurmaz elde avuctakini de satarsan oradaki kardeşlerimizi ateşçemberine atmış olursun zaten.Tarım da üreten çiftçi zarar ediyor 2 milyon çiftçi ekmez oldu. Bir takım rakamlarla ekonominin iyi olduğunu söylemek her ne kadar başarı olsada yatırımsız geleceği öngörmeye çalışmak şaşkınlıktan öte geçemez. 400 milyardolara ulaşan bir milli hasıla hala işçiye yüzde 3 zammı öngörüyorsa bu acziyyetin farklı bir ifadesidir. Bu ülkenin sahipleri var bu ülkeninde manevi senaristleri var. Atatürkün çizdiği muasır medeniyyetler seviyesine alnımızın akıyla kimseye esir olmadan çıkacağız. Bunu yeni yatırımlarla, güçlü sanayi hamleleriyle üreterek yapacağız başka çaresi yoktur.

Makalemize başlarken hayattan tatminkar olmak ve haz almakla giriş yaptık. Şahsen asla başkasının boyunduruğu altında bağımsız olmadan ki bağımsızlık benim karakterimdir yaşayamam. ülkeme hizmet etmek bizi mutlu kılan en önemli fiildir. Hangi görüş ideoloji yada fikirden olursak olalım temelde ülke çıkarları milli menfaatler ve hepimizn ortak kazanımları varsa değer verilmeli ortak hareket edilmelidir. Birilerinin kirli tezgahlarında asla şekillenmeyeceğiz. Asla kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız eti tırnaktan ayırtmayacak o acıyı yaşattırmayacağız. Tüm bunları ortak bir bilinç ortak bir çalışma aşkı ve şevkiyle yapmak durumundayız. Bizler bu süreçte milletimize sabır ve sebat tavsiye edecek geleceğimiz için yaptığımız çalışmalarda manevi temennilerini yanımıza almak isteyeceğiz. Artık halkıma verilen narkozun etkisini kırmak ve uyanan herkese yanındakini de uyandırmak sorumluluğunu bağımsızlık ve başı dik olmak benimde karakterimdir diyen tüm kardeşlerime veriyorum. Çıktığımız bu zorlu süreçte yapıalcak seçimin hayır getirmesini temenni ediyor çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Yaşar AVCU

Türkiye Genç Girişimciler Platformu

Genel Başkanı

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır