<
Psikoloji Sözlüğü

« Önceki | Sonraki »

19/8/2009

Demokratik Açılım-1

Demokratik Açılım-1

 Kürt sorunu,terör sorunu,PKK,Apo, ezilmiş halk.... kavramları okadar birbirine bağladılarki sanki hepsi aynı sorun hepsinin çözümü aynıymış gibi topluma empoze edilmeye çalışılıyor. Süreç içersinde birileri varolan boşluktan yeni kavramlar türeterek değirmenlerine sürekli su taşıdılar. Bunu tüm kesimden bireyler öyle kullandı ki, uyuşturucu,kaçakçılık, insan ticareti, organ mafyacılığı vb..... Bir sorunu iyi anlamak için önce onun mana tarihini, fikri temellerini çok iyi analiz etmeniz gerekir. Öyle yapılmazsa domatezler bibere karpuzlar kavunlara karışır hiçbir şeyi anlayamazsınız. Türkiye Cumhuriyet olduğu günden beri bir çok sorunu çözemedi hala onlarla yaşıyor. Kürt sorunu denilen kangren olmuş mesele Şeyh Said'in ülke  Anayasası belirlenirken beklentilerinin karşılanamaması, hatta islam ibaresinin kaldırılıp laik bir devlet oluşturulmasıyla başlamıştır. Bu sorunu bu şekilde tespit etmek için bu gün doğuda bir çok ile gidip toplumun  özellikle Kürt hakları söylemlerini üretenlerin onu ÜSTAD olarak görmelerinden anlayabiliriz. Artık şapkamızı öne koyalım, kavramlardan kaçarak gerçeklere yüz çevirerek sorunalrı çözemeyip sadece sorunla mücadele ediyoruz. Sıkıntılarla yaşayıp huzur ve istikrarımızı kaçırıyoruz. Ülke olarak şunu bilmeliyizki etnik kökeni her ne olursa olsun burası Türkiye Cumhuriyeti  her birey önce bunun farkında olmalı ona göre talep ve istekleri olmalıdır. Etnisite ye gelince de bu farkındalıkla milleti birleştirip bütünleştiren ortak paydalar ve paylaşımları tespit ederek o kavramlar üzerinde bu binayı sağlamlaştırmalıyız.Sorunun temeli belli ama birileri o sorunu öyle kendi akıntıları yönünde kullanmışlarki bu ülkeyi yönetenlerin basiretsizliğinden bu seviyeye ulaşmıştır. İslami devlet kimliğinin atılmasına karşı olarak başlayan hareket ki siz eğer Çanakkalede, Sakaryada dini celili islamın tek kalesi ülkeniz için savaşmışsanız elbette siz İSlam devleti içersinde yaşarsınız. Yoksa kürt,arap,acem neden Türklerin yönetimi  altında milliyetçi ve laik sistem içersinde yaşamı kabul etsin. Asırlardır Türk liderlğinde dünya düzeni vb elbette ortada, ister istemez herkes bizim akıncılığımızdan yararlanmış liderliğimiz altında huzurla yaşamışlar. Ancak biz 1920 den sonra o kimliğimizi yok saymak istedik. Tüm islam değerlerini bir kenara bırakıp yeni bir sisteme geçtik. Dönemin şartları göz önüne alınarak  doğru yanlış araştırılıp tartışılabilir. Burdaki temel konu artık bizi bir arada tutan değerleri başta İslam devleti olmaklığımızı kaybetmemiz. Bu açıkça şu demek biz varolan birlikteliği yıktık yerine yeni bir kavram geliştirp sizi yinede bir arada tutacağızdır. Ama ne acı ki bunun tutmadığını 100 yıla yakın bir zamanda zor anladık. Kimse kalkıp bana çerkezde, rumda ermenide aynıdır demesin. 20 milyonun üzerinde bir halk ile 3 5 binler hiç aynı olurmu. Ne mutlu Türküm diyene kulağa hoş gelsede bunu diyen hemen öyle oluveriyormu. Olmuyormuş ki binlerce şehit milyar dolarlarca masraf birikim kazanım heba olup gitti. Sorun adeta kangrenleşti ve şimdi çözmeye çalışıyoruz. Süreç dış mihraklarca da öyle güzel kullanıldı ki kominist felsefeyle ne kadar temel değerimiz varsa yok sayılıp kürt çocuklarımızı dağlara çıakrttılar. Hiç bir orduya adı verilmeyen Mehmetçik'e kurşun sıktılar. Onun mukaddesliğine inanarak manevi bir eğitimden geçmiş olsalardı hiç biri dağa çıkmayacak toprağıan bayrağına milletine sadık olamnın huzuryla iyi bir vatandaş oalcaklardı.  Şunu kimse unutmasın ki bıçak kemiğe dayanıp sözün bittiği yerde milletimiz sonuna kadar bayrağı toprağı mukaddesatı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı için sonuna kadar çarpışır. Artık yapılması gereken sorunun özüne inip kavramlarla boğuşmak yerine Üniter bir yapıda bizi bir tutacak bir ortak payda bulmalıyız ki oda aşikardır. İktidarın açılımını iyi irdeleyip bu yönde ona tüm destek ve öneriler sunulmalı yıllar sonra parçalanmaya sebebiyet verecek tüm söz karar ve tutumlardan kaçınılmalıdır. Kişiler ve makamlar geçicidir ancak devletin bekası herşeyin üstündedir. Makamları işgal edenler bu gerçeği ve geleceği düşünerek hareket etmelidirler.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır