Ne Değişti?
Değişim rüzgarları tüm hızıyla esmeye devam ediyor. Öyle bir hızla esiyor ki önüne gelen ne varsa kendi yörüngesine doğru acımasız bir halde sürüklüyor. Dünya da iyice kökleşen ve adına "küreselleşme" denilen bu çarpık düzen mazlumu her geçen gün daha büyük çıkmazlara doğru sürüklemeye devam ediyor. Bu sürecin dayanılmaz ağırlığını hissedenler çırpındıkça batıyor ve yörüngesini değiştirmeden rüzgarın önüne alıp götürdüğü kum tanecikleri gibi ordan oraya savruluyor.
Kıymetli dostlar biz her zaman her ahval ve şerait içersinde memleket meseleleriyle yoğrulan bireyler ve kanaat önderleri olarak her zaman toplumun bu günü ve yarını için varız. İnanıyorum ki bu ülkenin evlatları olarak bir çok gönül dostumuz da bu niyyet ve temennilerle çalışmalar yapmaktadır. Üzüldüğümüz nokta ise yıllarca kendi benliği ve karakteriyle özünü iyi bilerek hareket eden samimi saydığımız dostlarımızın bu gün akarsuya kapılan kütükler gibi kendini kaybetmesi ve birer harici bedbahtların kalemşörü haline gelmeleridir. Toplumu uyaracak milleti şahlandıracak olanlar bu topluma yürekten bağlı olan düşünürlerdir. Maddi çıkarlar için özdeğerlerini kaybedenler unutmasınlar ki batan gemide sadece yolcular değil o geminin delinmesine seyirci kalan kaptan ve tayfalarda batarlar. Hazin sona yaklaşıldığında artık herşey çok geç olabilir. Şüphesiz herşeyi arzu ettiğimiz noktaya getiremeyebiliriz ancak en azından onurlu bir mücadele göstererek bu topraklardan emdiğimiz sütün hakkını vermiş oluruz. İçinde bulunduğumuz dönemde beni rahatsız eden okadar çok kalemşör ortaya çıktı ki bunları gönül dostlarımla paylaşmak buradan ve sesimizi ulaştırabildiğimiz bir çok yerden paslanan kalbleri cilalamak amacıdır.Hedefimiz suya kapılıp gidenlerin elinden tutup kurtarabildiğimiz kadarını kurtarmaktır.
Tüm bunların temelinde ülkemizde belli süredir uygulanan bir değişim süreci mevcuttur. Belli hedefler belli taktik ve stratejilerle peyderpey uygulanmaktadır. Perde önünde gerçekleşenlerle perde arkasında oynatılanlar çok farklıdır. Bazı kavram ve değerlerin içinin boşaltıldığı uzun vadeli hedefler için basamakların bir bir oluştuğu bir dönemden geçmekteyiz. Özellikle en başta ifade ettiğimiz gibi bazı kalemşörlerle önce toplum zihnen bir hazırlık aşamasına tabi tutuluyor. Belli propaganda araçlarıyla pekiştiriliyor ve adeta narkozlanmış halk olan biteni sadece seyrediyor. Hakikaten anlam vermekte zorlandığımız bir başkalaşım süreci ve bu süreçte de bukalemon gibi renk değiştirenlerin meydanları doldurması. Türkiye hiç olmadığı kadar bir büyük dönüşümün arefesindedir. Bu dönemde üzerine büyük sorumluluklar düşen kanaat önderleri ve karar mekanizmaları gereken hassasiyyet ve özeni bu bağlamda sorumluluk duygusunu asla kaybetmemelidir. Sürekli uyarıcı ve doğru yöne sevkedici bir konumda olmalı bunun için bir direnç göstermelidir. Rüzgar nerden eserse bizde o yöne döneriz mantığıyla ülkeye verilecek en büyük zarar verilmiş olur. Türkiye tüm bunlarla birlikte süreci doğru yönetir tüm sorumluluk sahiplerinin aklı selim ve sağduyu ile hareket ederek kendi benliğiyle, kararlılıkla ve azimle çalışırsa ciddi kazanımları elde eder. Ne zamanki küresel dominant güçlerin değirmenine su taşıyarak makam koruma gayretlerine girerse ki kuvvetle bu yönde atılımlara şahidiz toplum olarak ciddi sıkıntılara düçar olmamız kaçınılmaz olacaktır. Derdimiz halk işimiz gücümüz halk temel hedefimiz toplumun müreffehiyeti ve devletimizn bekasıdır. Bu vizyon için en büyük dayanağımız hak ve sahip olduğumuz değerlerle dik duruşumuzdur. Ülkemizin önce bekası ve refahı için bütün gayretimizle her fırsatta çalışmalarımızı bu yönde realist bir şekilde sürdürmeliyiz. Halk olarak uyanık olmalı olan bitenlere sadece seyirci kalmamalı sürece katkı sağlayan etkin bir güç olmalıyız. Sadece oy verip köşemize çekilmek yerine yasalar va belli imkanlar çerçevesinde gerekli sorumluluk ve haklarımızı kullanmak durumundayız. Gündemimizi oluşturan ve belli bir sürede sürekli meşgul edecek olan Sivil Anayasa ümid ediyoruzki büyük bir uzlaşı ortak bir karar alınarak belli makamların uyumlu çalışmalarıyla milletimize kazanım olarak sunulur. Ülkemize belli kılıflar giydirmek isteyenlerin arzularını boşa çıkartmak gerekir. Ekonomiden siyasete toplumsal tüm konularda artık daha olgun bir Türkiye hedef birliği yapmış bir ülke olmak durumundayız. Ülkemizdeki tüm unsurların ve toplumun kardeşliği her alanda en doğru şekilde uygulanmalıdır. Yine tüm şer odakları ve çıkar grupları tüm gücümüzle ve kararlılığımızla reddedilmeli önlenmelidir. Ümid ediyorum ve öyle inanıyorumki sorumluluk sahipleri bulundukları yerdeki ve işgal ettikleri makamlardaki görevlerini doğru şekilde kullanırlar. Milletin bekası ve müreffehiyeti için doğru şekilde doğru kararlara imza atarlar. Siyasi iktidar ve çiçeği burnunda cumhurbaşkanımız korkulanları milletimize yaşatmazlar. Millet olarakda doğrunun yanında doğru ve dik olmalı yanlışın karşısında kararlı duruşu sergilemeliyiz. Tüm gayretimizle bu süreç için çalışıyoruz gerekli mercilerinde aynı kararlılık ve sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini temenni ediyorum....

